Vazgeçmenin Kısa Bir Tarihçesi

Posted on Ekim 25, 2013

3


Vazgeçmek iyidir.

Michelle Richmond yazdı. 6 dakikalık okuma. 

Neden Her Zaman Başladığınız İşleri Bitirmemelisiniz

Çocukken ata binmekten nefret ederdim. Dersler almıştım çünkü annem çok istiyordu ve çünkü o zamanlar kız çocukların muhakkak atları sevmesi gerektiğini sanıyordum. Onikinci yaşımdan hemen sonra, bir ders sırasında, atım geriye doğru yıkıldı ve ben düştüm.

Sırtüstü düştüm. Hala atın havada benden sonra yuvarlanarak üstüme düşmesi gözümün önünde. Geriye baktığımda saadece bir kaç kırık kemik ile bu kazayı atlatmış olduğum için şanslı hissediyorum.

Aylar sonra, vücudum iyileşince, anneme hiçbir zaman ata binmek istemediğimi söyledim. Kokularını hiç sevmiyordum ve fırçalarken çıkan tozları solumak ta canımı acıtıyordu. Daha da önemlisi at üzerimden yuvarlanırken altında kalmayı hiç ama hiç sevmedim. “Daha ata binmek istemiyorum” dedim anneme. “Bırakıyorum” dedim. Şanlısıyım ki bana “tekrar ata atla” demedi. Bu zamana kadar hayatımı atsız geçirdim ve çok da memnunum.

Lise kariyerim Mobile (Şehri) Hristiyan okulunda başladı. Üniversitede ilk seneme bir kaç hafta kalmıştı ki okulda portakal rengi çorap giydiğim için disipline gönderildim. Okulun müdürü tahta sopa ile popoma bir kaç kez vurdu. Okul ancak cezadan sonra ailemi aradı. “Bırakıyorum” dedim. ” Okula geri dönmeyeceğim”. Ertesi gün Murphy High devlet okuluna kayıt oldum. Öğretmenler harikaydı. Özel bir okulu bir devlet okulu için bıraktığım için pişman oldum mu? Hayır. Kesinlikle.

Onuncu sınıfta, gençlik korosunu bıraktım çünkü söylediğimiz şarkılar berbattı. “Modern Hristiyan” diye anılıyordu. Hepsi ezber ve hiçbir duygu yok. Çok kötü ritmler. Koro müdürüne eğer Madonna’nın ‘Like A Prayer’ şarkısını çalışırsak kalacağımı söyledim. Hoşgörülüydü ama ikna olmadı. Koroyu bıraktığım için pişman mıyım? Hayır. Hiç olmadım. Hatta sonunda Baptist Kilise’sini tamamen bıraktım.

Üniversitedeyken, bir çok garip işte çalıştım. Bunlardan bir tanesi bir depoda araba parçalarını saatte $3.75’a düzenlemekti. İçerisi çok sıcaktı ve merdivenleri dökülüyordu.Bir hafta çalıştım ve bıraktım. Pişman mıyım? Hayır.

Daha sonra Tuscalosa, Alabama’da küçük bir havaalanında çalıştım. Sorumluluklarım arasında küçük uçaklar için yakıt ihtiyaçlarını hesaplamak da vardı. Matematik hiçbir zaman benim güçlü tarafım olmamıştı. Yakıt ise buna rağmen çok önemliydi. Bu işin bana uygun olmadığını anlamam bir kaç gün sürdü. Bıraktım. Pilotlar hiç şikayetçi olmadı.

Üniversiteden sonra Tenesse’de aldığım bir garsonluk işini bıraktım. Biraz sonra, bir reklam ajansında metin yazarı olarak başladım. Bir işi bırakmak daha iyi bir işle sonuçlandı. Yine hiçbir şekilde pişmanlık duymadım.

Seneler içinde, bir çok nedenle bir çok şeyden vazgeçtim. Bu nedenlerden birincisi: Hap kullanmayı bıraktım çünkü beni şişmanlatıyordu. Bikram Yoga’yı bıraktım çünkü sürekli ter kokuyordum ve bir türlü huzura eremiyordum. Moby Dick’i okumayı bıraktım tam üç kez. 90’ların başında, bir nişan yüzüğü attım çünkü evlenmek üzere olduğum adamın öfke sorunu vardı. Arkansas Üniversitesi’ndeki MFA programını bıraktım ve Miami Üniversitesi’ne transfer oldum çünkü sahilde yaşamak istiyordum. Sahilde yaşamayı seviyordum ve Arkansas’ın hiçbirşeyine katlanamıyordum. Hayat sevmediğiniz yerlerde yaşamaya çalışmak için çok kısa.

Newyork şehrinde yaşarken, ayağımı acıtan ayakkabıları giymeye son verdim. Kocam ve ben Newyork’u terkettik ve San Fransisco’ya taşındık. San Fransisco’nun havası ve yiyecekleri bizi mutlu etti.

Bir kaç yıl önce, iki senedir anlaşma yaptığım bir yayınevine yazmam gereken kitabı yazmakla meşguldüm. Sonra yayıncıya dedim ki bu kitabı yazamayacağım. “Başka birşey yazabilir misin” diye sordu. Garip birşey, bu kadar vazgeçmeme rağmen, bu kadar basit bir çözümü hiç düşünmemiştim. Bu zamana kadar 300 sayfa yazmıştım ve kitabı yazmayı bırakmak akıl dışıydı. Ama yayıncının teklifini kabul ettim. Kitabı bıraktım. Yeni bir sayfa açtım, bembeyaz bir sayfa, yeni karakterler, yeni sesler, yeni bir ortam. Özgürlük duygusu bana ilham verdi ve yazdığım hikaye daha öncekilerden kat ve kat daha iyiydi.

İnsanoğlu olarak içgüdülerimiz bize başladığımız şeyleri bitirmemizi söyler, yatırımımıza sahip çıkmayı ve söz verdiğimiz yolda ne olursa olsun yürümeyi söyler. Azim ve kararlıkta güzellik olduğu bir gerçek yani bazı şeylerden vazgeçmemeliyiz ama bazı şeyler var ki onlardan vazgeçmemiz ve kendimize yeniden özgürlük vermemiz yararlı olabilir.

Hayatınızda çalışmayan bir şey düşünün. Hayatınıza hiç bir katma değer katmayan birşeyden bashediyorum. Öyle bir şey ki gereksiz acı ve mutsuzluk yaratıyor. Ve şimdi dediklerimi tekrarlayın ‘Bırakıyorum.’. Ve hemen önünüzde açılan boşluğu hissedin. Yeniden başlayın.

Michelle Richmond, New York Times’ın en çok satan kitap listesine giren Golden State kitabının yazarıdır.


Screen Shot 2013-10-25 at 5.47.00 PM


Etiketlendi: