Starbucks, Mimarların Bilmediği Neyi Biliyor?

Posted on Kasım 2, 2013

0


0*GKb3vA8zQAc_fDPS

Christine Outram yazdı. 5 dakikalık okuma.

Ya da ben mimarlığı neden bıraktım?

Sevgili Mimarlar, zamanın ruhunun dışında kaldınız. Bunu biliyorum çünkü ben de sizlerden birisiydim. Ben bırakmaya karar verdim çünkü eğriler ve formlar ile deney yapmayı çok sevseniz de, insanları anlamıyorsunuz. Kendimi düzeltiyorum. İnsanları dinlemiyorsunuz. Bilinen tabiriyle, mimarlık herşeyi bilen, gören ve inşaa eden bir meslektir. Binayı her açıdan mükemmel bile yapsanız tasarımını beğendirmeniz en önemlisi, peki ya beğenilmezse? Daha önceleri, teknoloji girişimcilerinin yaptığı gibi sizin müşterilerinizin sorularını cevaplamanızın imkansız olduğunu düşünürdüm.

Teknoloji girişimleri bir ürün geliştirir, bunu internette lanse eder ve sonra da gelen geri dönüşlere göre de ürünlerine ince ayar çekerler. Birbirini takip eden küçük iyileştirme süreçleriyle hareket ederler. Mimarlık ise böyle esnek olabilmekte halen çok zorlanıyor.

Ama gerçek doğru şu ki hiçbiriniz denemiyorsunuz da. Daha önceden gelen basma kalıp kurallara ve kitapvari çözümlere başvuruyorsunuz ve derin bir etnoğrafik araştırma hiç yapmıyorsunuz. İnşaat alanında oturup insanları saatlerce seyrediyor olabilirsiniz ama gidip onlarla konuşuyor musunuz? Onların motivasyonunu merak ediyor musunuz? Onların fikirlerini ya da isteklerini tasarımlarınıza katıyor musunuz?

Dünya değişiyor. Elinizdeki imkanlar başka hiçbir zaman olmadı. Ama sizleri bunları kullanırken göremiyorum.

Starbucks mağazalarıyla ilgili güncel bir makaleyi okuduğumda gerçekten kafama dank etti. Şimdi Starbucks’tan nefret ediyor olabilirsiniz. Ruhsuz ticari bir mağaza olduğunu bile söyleyebilirsiniz ama onların neden iyi olduklarını biliyor musunuz? İnsanların ihtiyaçlarına ve arzularına cevap vermekte çok iyiler.  Makale şöyle diyor:

Starbucks kahve  mağazasından ne beklediklerini öğrenmek için. binlerce kahve düşkününü ile mülakat yaptı ve çıkan aleni sonuç hiçbir şekilde kahve ile alakalı değildi: müşteriler rahatlayabilecekleri bir mekan arıyorlardı, kendilerini ait hissedecekleri bir yer.

Sevgili Mimarlar. İşte bu nedenle, Starbucks mağazalarında oval masaları tercih etti. Stratejik olarak ‘yalnız gelen kahve düşkünlerinin kendine olan saygı ve güvenlerini muhafaza edebilmek’ amacıyla o masalar tasarlandı.  Mimarlar öyle istediği için değil. Ya da öyle daha güzel göründüğü için değil ya da daha ucuz oldukları için değil.

Form duyguları takip ediyor. 

0*iqnpVJnNEwA7F7NI

Şimdi, aslına bakarsanız tüm mimarların bu şekilde olduklarını iddia etmiyorum. Yaşam alanları tasarlayan mimarlar yaşanılabilir alanlar tasarlamakta çok daha başarılılar.

Yine de internetin bize verdiği imkanlardan tam anlamıyla faydalanmıyorsunuz. Online araçları kullanarak yüzlerce insanın fikrini sormak veya bir ofisin çok ayak trafiği alabileceğini modellemek gibi.

Ve şunu kabul edelim artık çoğu polis merkezi, hastane ve ofis binaları ihtiyaçları karşılamıyor. Göze hoş görünüyorlar tamam ama insanların ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tasarlanmıyorlar.

Bugün elinize hangi mimari dergiyi alırsanız alın, içinde insan resmine rastlıyor musunuz? Sanmam. Uçuk kaçık açılardan çekilmiş bina ve mekan fotoğrafları görürsünüz sık sık. Durum bundan ibaret.

Belki de ben yanılıyorumdur ve eğer öyleyse bana kanıtlayın. Şimdilik  sadece hayal kırıklığına uğramış bulunuyorum.


Screen Shot 2013-11-02 at 4.36.10 PM


Posted in: sosyal medya