Ya sanal gerçeklik topluluğu yeniden inşa etmek için kullanılırsa?

Posted on Kasım 20, 2013

0


Screen Shot 2013-11-20 at 9.24.52 PM

Yalçın Arı Yazdı. Okuma Süresi 2 dakika.

Öncelikle şunu belirtmeliyim. İnsanların Twitter’dan önce de hayatla ilgili fikirleri ve düşünceleri vardı. Belli konularda kendisi gibi düşünen ya da düşünmeyen insanlarla konuşuyorlardı. Bu konuşma, tabii ki belli bir sınır ve çerçeve dâhilindeydi. Bu, ancak fiziksel ve imkân olarak kişinin sosyal çevresinin büyüklüğüyle sınırlıydı.

İnternet, özelde Twitter bize şu imkânı sundu: Dünyanın farklı yerlerinde insanlar kendileri gibi düşünen başka insanların da olduğunun farkına vardı. Yani İzmir’de, Van’da, Washington’da, Suriye’de yaşayan ve diyelim çevre konusunda duyarlı insanlar Twitter denen mecrada buluştular ya da bir yaşam alanında. İşte Twitter, daha önce benzer fikirde olan ama birbirlerinden haberdar olmayan insanları bir araya getiren ve onları birleştiren mecra haline geldi. Bu buluşma büyük bir güce, propagandaya, yeri geldiğinde kendisi gibi düşünmeyen insanları rencide etmeye ya da onları pasifize edecek güce dönüştü. Artık hiçbir yerde, mesafe bilinci yok.
Twitter bize konuşma imkânı verdi. Eskiden sadece belli başlı medyalarda köşe yazarı, gazeteci, muhabir veya televizyoncular konuşabiliyorlarken, bugün artık herkesin konuşabildiği bir ortam mevcut. Herkesin konuşabildiği bir ortamda, herkesin her şey hakkında konuştuğu bir ortamda, bilgiyi de konuşan insanlar, çift kimlikliler, troller, fake hesaplar, fenomenler ve buna benzer personalar üretiyor. Herkesin konuştuğu bir ortamda gerçeğin çarpıtılması, yalan yanlış bilgilerin ortamda yer alması kaçınılmaz bir hal alır. Artık gerçeğin yalanlarla mücadele edecek gücü kalmadı. Herkesin kendi bilgisini üretebildiği, herhangi bir olayla ilgili fikir beyan ettiği bir durumda, ortaya ciddi bir kaos çıkıyor. Hiç kimse, ötekinin ne dediğine bakmıyor ve herkes kendi kültür ve değerlerini baz alarak söylemlerde bulunuyor. Hiçbir söylem bizi ikna edemiyor. Nesnellik ortadan kalkıyor, hatta ölüyor.

Sosyal medya gerçeğin yapısını bozan, değiştiren ve onu negatif kılan bir hale dönüşüyor. İlk ortaya çıkan gerçeklik, sosyal medyada binlerce yoruma eklemlenerek, bir sürü kötü kopyaya dönüşür. Bu kötü kopyaların sayısı, o kadar çoğalır ki, bununla mücadele etmek neredeyse imkânsız bir hal alır. Siz, politik görüşünüzü açıkladığınızda, onlarca fake hesap, trol, çift kimlikli hesaplar etrafınızı sarar ve sizi bir toz bulutuna dönüştürür.

Ayrıca İnternetin insanlara sağladığı bu iletişim imkânının bireysel tatmin açısından acayip konforlu olduğu da bir gerçek. Sanal mekanlarda oynamak kişinin yeni yönlerini, geçici kimliklerin arkalarında gerçek bir kişi olmayan maskelerin getirdiği zenginliği keşfetmemizi sağlıyor. Başka bir kimliğe bürünebilmeye, başka yerlerde tanınmadan var olma ayrıcalığına sahip olmaya, izlenmeden izleyebilmeye, kendi yakınlarının bile bilmediği gizli bir boyutta dolaşmaya paha biçilemez. Geçici kimlik, ideolojimizi yaymamızda şiddet ve keyfiliği deneyimlememizi sağlıyor.

Bazen insan kendi gerçek benliğini unutup daha tatminkar bir maske takması hoş oluyor, bu şekilde insan gevşeyebiliyor, kendi olmanın, kendisiyle yaşamanın ve ondan bütünüyle sorumlu olmanın yükünden kurtuluyor.

“Madonna kimlğine bürünen birine neden onun yerine geçmek istiyorsun diye sorulduğunda: Yılın 364 günü gerçek benliğimle yaşamak zorundayım. En azından bir gün ondan kurtulmak özgürleştirici bir deneyim” diyor Zizek,

Artık derinlik ve hacmi değil, renk ve ana hattı algılamaktayız. O kadar çok iletiye maruz kalıyoruz ki, hiçbirini okuyamıyoruz. O kadar çok bilgi birikiyor ki, bilgi ölüyor, çöpe dönüşüyor. Ekrandaki görüntünün içine sanki yaşamın içine girercesine dalıyoruz. Bir yanda, merkezsiz ağların bireylere birbirleriyle irtibat kurup katılımcı, tabandan gelen bir siyasi sistem, nüfuz edilemez bürokratik devlet kuruluşlarının gizeminin kaldırıldığı saydam bir dünya inşa etme imkanı var. Öte yandan ise, bilgisayarların ve sanal gerçekliğin topluluğu yeniden inşa etmek için bir araç olarak kullanılması, makinanın içine bir topluluk inşa etme riskiyle karşı karşıyayız.


Screen Shot 2013-10-21 at 11.14.22 PM


Etiketlendi:
Posted in: sosyal medya