Saadet Zinciri ile Yüksek Gerilim Hattı Arasında  

Posted on Haziran 14, 2014

1


140956933_3448b081b8_z

Bir gazetecinin Twitter deneyimleri

Yazar: MUSA KESLER /Milliyet

 

4 dakikalık okuma.

 

Bizde yeni olan her ürünün başına hep aynı şey gelir. Dünyada belli bir işlev ve manası olan ürünü ilk başta anlamayız, ciddiye almaz, küçümseriz. Ancak bir süre sonra o kadar benimseriz ki iş amacını aşan bir noktaya varır, çığrından çıkar. Bir zamanların MSN çılgınlığı ve Facebook’u en çok kullanan 3. (ya da 5.) ülke olmamız böyle bir şeydi. Son dönemin öne çıkan sosyal medya alanı Twitter da aynı yoldan geçti. Başlarda küçümsenen, ciddiye alınmayan bu mecra şimdi kolektif medyanın da ötesinde bir güce sahip. “Acaba gazeteler ne yazmış?” merakı yerini “Bakalım Twitter’da ne diyorlar?” heyecanına bıraktı. Hatta gazeteler bazı haberleri Twitter yorumlarını eklemeden tamamlayamıyor.“Twiter’da var mısın?” sorusuna olumsuz cevap verecek bir gazeteci ise yok.

 

Twitter’ın gücü nereden geliyor?

 

10 yıllık bir gazeteciyim. Ciddi, sıcak ve takibi özel bir alaka gerektiren konular üzerinde çalışıyorum. Haberlerim genellikle birinci sayfadan yayımlanıyor, internet siteleri ve televizyonlar tarafından alıntılanıyor. Böylece hem haberin orjinalliği tescilleniyor hem de haber daha geniş kitlelere ulaşıyor.

Başlarken…

Yaklaşık 2 yıldır Twitter kullanıyorum. İtiraf etmeliyim ki ilk başlarda ben de Twitter’ı pek önemsemedim. Hatta ciddiye almayıp küçümsedim. Çünkü popüler kültürün sanal bir oyuncağı gibi sunulmuştu. Magazin figürleri üzerinden pazarlandığı için de asıl işlev ve mahiyeti geri planda kalıyordu. Etrafımda Twitter kullananlar artınca ben de kayıtsız kalamadım. Başlarda gündelik konularla ilgili yorumlarımı paylaşırdım. Toplumdaki kamplaşmanın en belirgin cephesi haline gelince Twitter’da olmanın artık bir tercih değil; mesleki bir mecburiyet olduğunu fark ettim. Başlangıçtaki serbest salınımlardan sonra yavaş yavaş belli bir üslup ve sistematik içinde hareket etmeye başladım. Eş dosttan oluşan takipçi çevrem genişledi, belli bir nitelik kazandı. Son 6 aydan itibâren daha aktifim. Haberlerimi ve sıcak konularda anlık bilgi ve fotoğrafları paylaşıyorum. Sadece meraklı okurlar değil, Türkiye’den ve dünyadan birçok gazeteci ve düşünce kuruluşu tarafından takip ediliyorum. İtiraf etmeliyim ki benim için çok ilginç bir deneyim. Tweetin Rt edildikten sonraki macerasını izlemek suya fırlattığınız taşın zıplayarak kaymasını izlemek gibi. Ayrıca değil bir gün sonrasını birkaç dakika sonrasını bile beklemenin zaman kaybı olduğunu farkediyorsunuz. Okuyucunun o bilgi ya da detayı görmek için yarının gazetesini, televizyonların akşam haberlerini beklediğini düşünmek sanki geçmiş bir yüzyılı hayal etmek gibi geliyor insana.

Gördüğüm kadarıyla Twitter’ın öne çıkan özellikleri şunlar; haber vermek, haber almak, tespit, etkileşim, popülarite ve risk…

 

Journalism-Header

Haber Vermek

Twitter haber yaymak için son derece ideal. Okuyucu ile direkt irtibata geçip etkileşim sağlayabiliyorsunuz. Haber ya da yorumunuz hiçbir aracıya gerek kalmadan okuyucuya ulaşıyor. Okuyucu beğenir ya da ilgilenirse Rt eder ve haber yayılır. Kimsenin itmesine, dürtmesine gerek kalmaz. Haberin değeri “serbest piyasa” şartlarında ortaya çıkar. Bu arada takipçilerin ‘aktif’ olması ya da aktif takipçileri olan popüler bir hesabın sizi takip edip, tweetinizi Rt etmesi işinizi son derece kolaylaştırıyor. Özellikle sıcak gelişmelerle ilgili anlık paylaşımlarınız inanılmaz bir hızla yayılıyor. Zamanla ufak tefek “trick” de öğreniyorsunuz ama dışardan çok fazla müdahaleye açık bir ortam olmadığını farketmek zor değil.

 

Haber Almak

Sadece haber vermek değil; haber almak için de Twitter ideal bir ortam. Özellikle hangi bilginin hangi kaynaktan gelebileceğini iyi kestirebiliyorsanız, sizi besleyen sınırsız haber kaynaklarına sahip oluyorsunuz. Üstelik bu kaynakları sürekli takip etmek zorunda da değilsiniz. Olayın niteliğine göre haber kaynağı belirleyip, ihtiyaç duyduğunuz süre kadar taze bilgi akışından istifade edebiliyorsunuz. Bu kaynak, söz konusu olay sırasında oradan geçmekte olan biri; meraklı bir vatandaş, mağdur ya da mağdur yakını olabiliyor. Bu şekilde çok sıcak ve mühim bilgilere ulaştığım çok sık olmuştur.

 

TwitterBirds1-520x273

 

Popülarite

Ego gazetecilerin temel içgüdülerinden biri. Sadece şöhretli gazetecilerde değil, mesleğin her aşamasındaki gazetecilerde bu egoyu hissedebilirsiniz. Çünkü ego gazetecinin değil, mesleğin bir özelliği. Rekabet sonunda elde edilmiş başarılar bu egoyu daha da tetikler. Egoyu besleyen en önemli kaynak ise popülerlik yani şöhret. Popülariteye giden yolda Twitter’ın nasıl kıymetli bir eşik olduğunu anlatmaya ise gerek yok sanırım. Dolayısıyla gazetecinin doğası özellikle bu noktada Twitter ile sarmaş dolaş hale geliyor. En hızlı, kestirme ve en çok tekrar imkânı sağlayan bir mecra. Bir tweet atıyorsunuz, en kısa sürede en fazla kişiye ulaştırabildiğiniz ölçüde popülerliğiniz artıyor. Serbest dolaşıma giren twitiniz kolektif medya vasıtasıyla ulaşamayacağınız birçok kişiye kolayca ulaşıyor. Belki o güne kadar hiçbir haberinizi okumamış “popüler” bir kişilik, bir tweetinizden dolayı sizi takibe alıp sizinle etkileşime geçebiliyor. İşte biraz da bu sebepten ben Twitter’ı dijital-sanal bir “Saâdet Zinciri” olarak görüyorum. Networkünüz bölündükçe çoğalan hücreler gibi genişliyor. Popüler bir kişi tarafından retweet edilmek marka kimliğinizi de güçlendiriyor. Mecradaki itibar ve popülerliğinizi artırıyor. Üstelik zahmetsizce…

Etkileşim

Twitter gazetecilere sınırsız bir etkileşim imkânı da veriyor. Sadece haberi yaymakla kalmıyor, haber ya da yorumunuzun nasıl algılandığını görebiliyorsunuz. Çok açık bir “feed back” ortamı. Bu konu hakkında kim nasıl düşünüyor? Cevabı bulmak çok basit. Echelon diye bir sistem yıllardır efsane şeklinde anlatılır. CIA’nın elinden kahve düşmeyen ajanları sisteme bir kelime girer ve sistem o kelimenin geçtiği bütün kelimeleri dinler. Twitter’da böyle bir durum da var bana göre. Bir kelimeyi ya da ismi arama bölümüne yazdığınızda kimin o konuda ne yazdığı gerçek zamanlı olarak önünüze seriliyor. Siz de bir nevi Echelon kullanmış oluyorsunuz.

Twitter’ın sağladığı uluslararası bağlantılar da çok önemli. Amerikan elçiliğine geçen yıl yapılan bombalı saldırı sırasında attığım İngilizce tweetler sayesinde dünyanın farklı bölgelerinden birçok gazeteciyle bağlantı kudum. 2 yılı yurtdışında geçmiş; 10 yıllık bir profesyonel olarak 3 dakika içinde kurduğum mesleki network 10 yıldakinden kat kat fazla. Hindistan’dan bile canlı telefon bağlantısı teklifi aldığımı söylemem yeterli olur sanırım…

 

1-6_CjGpETvgVWT9f3ibBudw

Tespit ve teşhis

Artık herkesin bir dijital kimliği var. Kısa süre öncesine kadar bunu “Google sicili” olarak adlandırıyorduk. Twitter bu sicili daha da detaylı hale getirdi. Birini tanımak, hangi konuda ne düşündüğünü görmek için tweetlerine bir göz atmak yeterli. Dolayısıyla Twitter gazetecilerin bu konudaki ihtiyacını da cömertçe karşılıyor…

 

Risk

Türk toplumunun ayırt edici özelliklerinden birisi evrensel standart ya da değerlere göre üretilmiş her unsuru yerelleştirebilmesi. Bu durum Twitter’ı etkili olduğu kadar riskli bir ortam haline de getiriyor. Zira Twitter ortamı da genel siyasi, sosyal ortamdan farklı değil. Toplumun düşünce ve fikir hayatındaki kutuplaşma orada da kendini gösteriyor. Öylesine gergin bir ortam ki, attığınız tweetin o gerilim hatlarından birine çarparak felç olması işten bile değil. Bu gerilimin şiddetini size dönen tepki mesajlarında da görebiliyorsunuz. Tahammülsüzlük ise had safhada.

 

Son söz

Twitter, okuyucunun haber rotasını değiştirdi. Daha önce okuyucu haberle ilk temasını internetle kuruyor ardından gazeteye yöneliyordu. Twitter bu rotaya ilk basamak olarak eklendi. Artık Twitter-İnternet-Gazete şeklinde bir akış var. Twitter bu akıştaki hakimiyetini uzun vadede daha da geliştirerek devam ettirecek diye düşünüyorum…

Screen Shot 2014-06-14 at 11.02.00 PM

 

 

 

Posted in: sosyal medya